KURTULUŞ
Nasıl İlerleyeceğiz?

Bir mücadelenin haklı olması başka bir şey başarılı olması başka bir şeydir. Devrimci mücadele, başarılı ya da başarısız her tür süreci sahiplenen devrimci bir örgüt tarafından veriliyorsa zafer kaçınılmazdır. Bizde eksik olan sorunların çözümünün burjuvaziye karşı sınıf mücadelesinin yükseltilmesinden geçtiğinin sürekli unutulmasıdır. Sorunlar gerçekten sınıf kavgasının sorunlarıysa sınıf kavgasının deney alanında çözülür.


FEHMİ BAYRAKTAROĞLU
Tekel İşçilerinin Eylemi Üzerine

Bazı toplu sözleşme görüşmeleri süreç içinde zıtlaşır, çıkmaza girer ve tıkanır; işçi kitlesi verilenlere razı olmaz, işveren daha fazla vermek istemez; sendikacılar gelinen noktada uzlaşmak isteseler bile işçiler izin vermez. Kilitlenilen noktada prosedür önce tarafları ortak bir noktada uzlaştırmak için “tarafsız aracı”ya gitmek, gene anlaşılamazsa da grevdir! Tam bu aşamada, deneyimli, uyanık işverenler –veya uzmanları– ve karşı taraftan da hak ettikleri adları ile sınıf uzlaşmacı, işçi satıcısı sendikacılar ortaya “bir de başkanlar kendi aralarında görüşsünler” önerisini atarlar; sırf bu durumun kendisini kabul etmek bile (yani işçiler bu öneriye onay verdiğinde) son direnilen noktadan GERİ BASILMIŞ BİR ADIMDIR!


NURETTİN ALDEMİR
Tekel İşçisi Kazanmak Zorunda!

Tekel işçilerine verilen desteğin üç değişik niteliğe sahip olduğunu görmek gerekiyor: bunlardan birincisi vicdani destektir. Bu destek türü hiçbir politik öngörüye ve hesaba dayanmadan; ‘özelleştirme kötüdür’ anlayışından beslenmektedir. Bu destek örgütsüz bir destektir. Direnişe meşruluk kazandırmaya yaramaktadır. Ancak direnişin kırılması için yapılacak fiili bir saldırıda, fiili direnişe ne katacağı belirsizdir.


NURŞEN YILDIRIM
Tekel İşçilerinin Öğrettikleri

Ankara’da 50 gündür grev çadırları kurulu. Kim ne derse desin 50 gündür grev davulları çalıyor, Meclis’in iki adım berisinde. Grev dayanışması gerçekleştiriyor Ankaralılar. Gençler çok şaşkın çünkü 18-20 yıllık hayatlarında grev görmemişler. Belki işçi bile görmemişler.


ERDAL KOZAN
Geleceğin Örgütlü Sınıfı İçin

Yükselen sınıf hareketi ve gençliğin muhalif sesi sistemi sarsmaya başlayınca, egemenler için bir balans ayarı gerekti. Bu da asker tanklarının bütün sokakları tutması demekti. Devrimci hareketin önderleri darağaçlarında, sokak ortalarında katledildi, sınıf hareketi ezildi ve Kürtlere yönelik Türkleştirme çalışmaları tüm vahşetiyle uygulamaya konuldu.


AFŞİN DEMİR
Proletarya Sosyalistleri Görev Başına!

Taslaktaki işçi lehine düzenlemelerin AKP tarafından nasıl kerhen ve salt AB’ye uyum kaygısıyla yapıldığının en veciz göstergesi, işçi sınıfının sömürü ve baskıya karşı en önemli silahı olan grev hakkına ilişkin düzenlemelerde 12 Eylül’ün baskıcı ve faşist zihniyetinin bir takım makyajlarla korunmuş olmasıdır. Taslakta açıkça, toplu iş sözleşmesi için belirlenen uyuşmazlık prosedürüne ve sürelerine uyulmadan yapılan grevin, siyasi grevin, genel grevin ve dayanışma grevinin kanun dışı grev sayılacağı; işyeri işgali, işi yavaşlatma, verimi düşürme ve diğer direnişler için de kanun dışı grevin yaptırımlarının uygulanacağı hükme bağlanmaktadır.


M. ÖZLEM
İşçiler Neden Yeniliyor?

Neoliberal ideolojiye göre sınıfsal ve ulusal hak yoktur. Hak kavramı bireyseldir. Örgütlülüğü bir kere dağıtıp bir araya gelmiş grupları atomize ettiğinizde toplumsal direnişin de önüne geçersiniz. Bu amaçla bir yandan işçi sınıfı hareketi yıllardır geliştirmiş olduğu dayanışma bilincinden koparılmakta, sistemli ve dar saldırılarla sınıfın bütünsel tepkisi engellenmeye çalışılmakta, sınıf her direnişte kendi sınıf kardeşlerinin desteğinden yoksun bırakılmaktadır.


N. ZAFER
Çatı Partisi İhtiyacı Devam Ediyor

Adına çatı değil DBH desek de, ya da başka isimler koysak da, değişmeyecek olan şey, en geniş demokrasi cephesinin kurulmasının gerekliliğidir. Tüm demokrasi güçlerini, emek ve barış güçlerini bir çatı altında toparlamanın ve eylem birliğini sağlamanın gerekliliği ortadadır. Türk ve Kürt halklarının mücadele birliğinin sağlanmasının gerekliliği keza yine ortadadır. Bu siyasal ihtiyaç, karşılanmadığı sürece hep ihtiyaç olarak kalacaktır. Bu devrimciler, demokratlar, yurtseverler açısından ertelenemez bir görevdir.


GÜNAY KUBİLAY
'İttifak' Yapmak mı 'İltihak' Etmek mi?

Bunlar Türkiye sosyalist hareketinin çok parçalı yapısı, başarısız birlik deneyimleri ve örgütsel zayıflıklarından hareketle, artık verili sosyalist hareketin öncülük edebileceği bir Türkiye devriminden umutlarını kesmiş bulunuyorlar. Kendi güncel ve tarihsel görevlerini Kürt özgürlük hareketine havale etme aymazlığının ve sorumsuzluğunun farkında oldukları için, bunu açıktan söyleyemiyor, ama kendi dışındaki bütün bir sosyalist hareketi aynı çuvala doldurarak, eleştiri oklarını yöneltiyorlar.


RIDVAN TURAN
Tarihsel Sorular Güncel Cevaplar

Nesnel olarak Kürtlerin özgürlük mücadelesi, Türkiye’de oligarşik diktatörlük tarafından bastırılan, hak ve talepleri hiçe sayılan işçi sınıfı başta olmak üzere tüm ezilenlerin lehinedir. Diğer yandan bugün politik planda etkinliğinden söz edilemese de işçi sınıfı başta olmak üzere tüm ezilenlerin oligarşik diktatörlüğe karşı mücadelesi nesnel olarak Kürtlerin özgürleşmesine hizmet edecektir. Bu nedenle bu ittifak ilişkisi stratejik bir hedefe yöneliktir. O hedef devrimdir.


YELİZ ERGÜN - BURCU GÜLER - İLKAY TANYER
'80 Sonrası Kadın Hareketi

Cumhuriyet öncesi kadın hareketinin cumhuriyet ile birlikte sönümlendiğini ve ilerleyen yıllarda resmi söylemlerin ürettiği modernleşme  modeline sıkıştığını, 70’lerde yükselen sosyalist mücadelede  yer alan kadınların da darbeyle birlikte zorla siyasi çevreden uzaklaştırılması sonucunda modernleşme modelinin 80 darbesiyle yeniden üretildiğini görüyoruz.


M. ULAŞ BAYRAKTAROĞLU
Kaynama Noktası: Afganistan

Gelecekte Afganistan’ın, Ortadoğu, Kafkaslar ve Uzak Doğu’nun orta kapısı olarak uluslararası ve yerel güçlerin çatışma alanı olmaya devam edeceği gözükmektedir. Enerji kaynaklarına geçiş bölgesi olması bu durumu daha da kuvvetlendirmektedir. Aynı zamanda kültürel farklılıklar ve aşiretçi yapının Afganları bir iç mücadeleye de sürüklemesi, ülkeyi dış güçlere karşı savunmasız bırakacaktır.


YEŞİM ERGÜN
Müminler ile Ezilenler Arasında

Kurtuluş teologları kendilerini sosyalist Hıristiyan olarak değerlendirmiş ve marksist tahlillerden çok fazla yararlanmışlardır. Fakat buradan şu anlaşılmamalıdır, kurtuluş teologlarının önce marksist olup daha sonra bir örgütlenme alanı olarak Hıristiyanlığı seçmeleri gibi bir durum yoktur. Tam anlamıyla Hıristiyanlıktan beslenerek, dini referanslarla ezilenden yana tutum almayı seçmişlerdir. Süreç içerisinde marksist ideoloji ile kısmi yakınlaşmaları ya da iç içe girişleri söz konusu olmuştur.


TAHİR OZAN
Kapital'i Krizle Yeniden Okumak

Dünya ekonomisinin küresel çapta malileşmesi inkar edilemez olmakla beraber küresel sermaye istikrarsız bölünmüş bir sistem olarak varlığını sürdürmeye hala devam etmektedir, sistemin krizlerden de herhangi bir bağışıklığı ya da ‘’düzeltici krizlerle’’ sınırlı kalması söz konusu olamamaktadır. krizler daha ağır bir seyir izlemekte, mali sermayenin 1929 krizi sonrasında dizginlemeyi denediği sermaye, yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren dizginlerinden boşanmış bir süreç izlemeye başlamıştır.


İLKAY TANYER
Dil ve İdeoloji

Dil, iktidar dışında kalan azınlıklara, egemen ideolojinin onlara izin verdiği yaşam alanlarını titizlikle belirleyerek azınlıkların toplum içindeki marjinal durumlarını sabit kılmaya çalışır. Değer yargıları, inançlardan ve umutlardan oluşan ideolojik yapı, dünyanın nasıl bir yer olduğunu ve bu dünyada işlerin nasıl yürütülmesi gerektiğini toplumun bireylerine sürekli olarak hatırlatır.


KUBİLAY MUTLU
'Sanat' ve Toplumsal Üretimi

Bütün insan faaliyetleri gibi sanat da toplumsal ilişkiler ağı içerisinde gerçekleşen bir pratiktir. Yukarıda tartışılan esin perilerini bekleyen dahi sanatçı figürü de dahil olmak üzere bütün sanatçılar potansiyel bir okurun bazen somut, bazense hayali varlığında üretimlerini gerçekleştirirler. Bunun yanında üretimleri toplumsal yapı ve faillik bağlamında işleyen dinamik süreçlerin/belirlenim ilişkilerinin baskısı altındadır.


CENGİZ FERAH
Barikatların Üzerine Yürüyorlar

Geçen senelerde patlak veren kapitalizmin krizi, dünyanın nihai ideolojisinin kapitalizm olduğu tezinin aksini ispatlamaya yetmiştir. Kapitalizmin en haşmetli bankalarını kurtarmak için sunulan çözüm önerileri fazla sosyalist bulunarak geri çevrilmiş, ama bu bile bütün dünyada Marx’ın, Lenin’in kitaplarının yeniden okunmasının ve “acaba dünyanın üzerine Marx’ın hayaleti geri mi geldi’ söylentilerinin yayılmasına engel olamamıştır.



Kurtuluşun Devrim Yolu

DEVRİM YOLUNDA KURTULUŞ

Emek, barış ve demokrasi mücadelesini ileri sıçratmak hedefiyle KURTULUŞ, emperyalizme ve oligarşiye karşı, şovenizme, militarizme ve cinsiyetçiliğe karşı, emek düşmanı neoliberal politikalara ve yaşanmakta olan iktisadi krizin faturasının emekçilere çıkartılmasına karşı, Kürt halkının kendi siyasi geleceğini özgürce belirlemesinin önündeki engellere karşı, sahte demokrat siyasi gericiliğe karşı, erkek egemen cinsiyetçi politikalara karşı, gençlerin özgürlüklerini kısıtlayan yasakçı kurumlara karşı, devletçi laikliğe karşı, Alevilik başta olmak üzere inançların reddiyesine karşı, ekolojik sistemin kâr ve savaş güdüleriyle fütursuzca tahrip edilmesine karşı oluşturulacak bir eylem programı üzerinden demokratik güçlerle buluşmayı ve bu doğrultuda birlik cephe girişimlerini derinleştirmeyi, koşullar ne olursa olsun bu mücadelenin öncü öznesi olmayı önüne hedef olarak koymuştur.


Temel Politik Perspektiflerimiz

DEVRİM YOLUNDA KURTULUŞ

Komün'den Ekim Devrimi'ne, Ekim Devrimi'nden de bugüne yaşadığımız 137 yıllık tarihsel süreç sosyalizmin gençlik dönemi olarak tarihte yerini alırken, arkasında olumlu olanlar kadar olumsuz ve bir kez daha tekrarlanmaması gereken son derece öğretici deneyler bırakmıştır. İşte bu program, Komünist Manifesto’da vurgulandığı gibi “proletaryanın çıkarlarından başka bir çıkara sahip olmadıkları”nı ve yerel mücadelelerden geçecek olsa da proletaryanın geri dönülmez nihai zaferinin ancak bir dünya devrim süreciyle bağlı olduğunu düşünen komünistlerin, yıkılanı tekrarlamayacak ve gerçekten işçi sınıfının iktidarına ve sosyalist demokrasiye tekabül edecek bir yeni toplumsal yapılanma amacına yönelik olarak tarihe vermek istedikleri yanıtı oluşturma amacındadır. Bu program sistemin kendi kendine çürümesini bekleyerek zaman geçirmeyi değil, onu vurup devirecek bir gücün örgütlenmesini temel görev kabul eden komünistlerin eylem kılavuzudur.  




Loading

 6. SAYI (ŞUBAT 2010)

 

KURTULUŞ
Nasıl İlerleyeceğiz?


FEHMİ BAYRAKTAROĞLU
Tekel İşçilerinin Eylemi Üzerine


NURETTİN ALDEMİR
Tekel İşçisi Kazanmak Zorunda!


NURŞEN YILDIRIM
Tekel İşçilerinin Öğrettikleri


ERDAL KOZAN
Geleceğin Örgütlü Sınıfı İçin


AFŞİN DEMİR
Proletarya Sosyalistleri Görev Başına!


M. ÖZLEM
İşçiler Neden Yeniliyor?


N. ZAFER
Çatı Partisi İhtiyacı Devam Ediyor


GÜNAY KUBİLAY
'İttifak' Yapmak mı 'İltihak' Etmek mi?


RIDVAN TURAN
Tarihsel Sorular Güncel Cevaplar


YELİZ E. - BURCU G. - İLKAY T.
'80 Sonrası Kadın Hareketi


M. ULAŞ BAYRAKTAROĞLU
Kaynama Noktası: Afganistan


YEŞİM ERGÜN
Müminler ile Ezilenler Arasında


TAHİR OZAN
Kapital'i Krizle Yeniden Okumak


İLKAY TANYER
Dil ve İdeoloji


KUBİLAY MUTLU
'Sanat' ve Toplumsal Üretimi


CENGİZ FERAH
Barikatların Üzerine Yürüyorlar


 5. SAYI (NİSAN 2009)

 4. SAYI (ŞUBAT 2008)


 3. SAYI (EKİM 2007)


 2. SAYI (EYLÜL 2007)


 1. SAYI (AĞUSTOS 2007)


Anti-Emperyalist Anti-Oligarşik Demokratik Halk Devrimi


 

"Sosyalist Demokrat"lar

"Sosyalist Bürokrat"lara

Karşı

Nasıl Mücadele Ederler?