GENÇ KURTULUŞ

İçerisinden Geçtiğimiz Dönem

Hakkında Kısa Değinmeler

 

Zor bir dönemden geçiyoruz. Kurtuluş saflarında Nisan başında başgösteren kriz bölünmeyle sonuçlandı. Dedikodunun, iftiranın ve ifşaatın kol kola yürüdüğü kriz süreci boyunca politik, örgütsel ve moral bakımlardan önemli mevziler yitirdik. Ödenen bunca bedele rağmen, kriz sona erdirilebilmiş değildir. Başından beri bilinçli bir biçimde ve bütün olumsuzluğuyla partiye yansıtılan ve büyütülen kriz, partimizi de kilitlemiş durumdadır. Kuruluşundan bugüne emek verdiğimiz, işçilerin, emekçilerin ve ezilenlerin umudu haline gelmeye/getirmeye çalıştığımız partimiz, tam da beş yıllık çabalarının ürünlerini toparlamaya başladığı bir esnada sorumsuzca krizle yüzyüze bırakılmıştır. Şüphesiz ki devrimcilikte "son şans" diye bir tartışma yapılamaz. Devrimci irade, her zaman ve koşulda sosyalist politikanın kitlelere ulaştırılmasının araçlarını üretmeye muktedirdir. Ancak, binbir emekle biriktirilen kazanımların, değerlerin ve zorlukla oluşturulan güven ilişkilerinin bir çırpıda elden gitmesi de kabul edilebilir bir şey olmaz. Bu bakımdan, partimizin içerisinde bulunduğu krizin bir an önce geride bırakılması için çaba göstermek gerekmektedir. Önümüzdeki kongre süreci bu bakımdan bir imkandır. Yeter ki, bizzat kriz sürecinin de sebebi olan örgütsüz yaklaşımlar, politik mücadelenin kuraldışı yöntemlerle verilmesi artık son bulsun. Yeter ki, hâlâ daha süren tasfiyeci dalganın partimiz ve parti kadrolarımız üzerindeki yıkıcı etkileri elbirliğiyle tamir edilebilsin.

Krizden, partimizi güçlendirerek çıkmak mümkündür. Açık alanda kurulu bulunan bir parti olarak zayıf karnımızın neresi olduğunu süreç içerisinde hep birlikte gördük. Demokrasi aynı zamanda bir sorumluluktur, demokrasi örgütlü mekanizmalarda hayat bulabilir. Tüzük hükümleri, demokratik mekanizmalarının işleyişini düzenler. Amaç, sosyalizm yolunda devrimci bir partinin inşa edilmesidir. Bizi birarada tutan tüzük, program ve sosyalizm davasındaki kader birliğimizdir. Herhangi bir sarsıntıda bu üçlü sacayakla yani amaçla bağdaşmayan tutumlar, araçların nasıl kullanılacağı sorununu gölgede bırakır. Bahsettiğimiz mesele azınlık-çoğunluk denkleminin dışında bir bakış açısıyla ele alınmalıdır. Bu yapılamıyorsa, azınlığın çoğunluk olma hakkı eylem birliği zemininin dışında tezahür ediyorsa, dayanışmanın değil rekabetin dünyası ilişkilerimizi belirliyorsa, bunu, yani amacı bir kez daha düşünmek gerekir. Kongre süreci bu açıdan bir imkandır. Dedikodular, spekülasyonlar, iftiralar bir yana konulmalı, gerekiyorsa amacımız yeniden tanımlanmalıdır. Kongre sürecindeki tavırlar, partimizin geleceği hakkında kimin hangi tutum içerisinde olduğunu gösterecektir.

Devrimci irade, her zaman ve koşulda sosyalist politikanın kitlelere ulaştırılmasının ve kitlelerin devrim yolunda örgütlendirilmesinin araçlarını bulmakla mükelleftir. Gençlik olarak bu bağlamdaki görevimiz, gençlik kitleleri arasındaki bağlarımızın her geçen gün daha da sıkılaştırılmasıdır. Emperyalizme, faşizme, oligarşiye, şovenizme ve cins ayrımcılığına karşı devrimci bir gençlik hareketi yaratma görevi önümüzde durmaya devam ediyor. Gençlik hareketimiz, bugüne kadar oluşturduğu birikim ve türlü badirelerden geçerek bugüne taşıdığı mevzilere yaslanarak, devrim yolunda yürüme kararlılığına sahip yoldaşların çabalarını daha üretken kılacak organizasyon düzeyine bir an önce erişerek bu görevi başaracaktır.

İçerisinden geçtiğimiz tahripkar sürecin olumsuz izlerini ortadan kaldırmaya yönelerek bu yolda ilk adımı atmalıyız. Sosyalist demokrasi ile “örgütsel liberalizm” arasındaki “sınır çizgisi” yeniden çizilmeli, hayatımıza “örgüt gibi örgüt” olma çabası yön vermelidir. "Devrimci teori olmadan devrimci pratik olmaz" yaklaşımı temel düsturlarımızdan olmalıdır. Kadrolarımız güncel politika üretmeye, örgütsel ve politik sorunlarımız üzerinde daha fazla zihin yormaya yönelmelidir. Her yoldaşımız, hayatımızın asli sahibi olduğunu bir an bile ıskalamamalı, bu algıyı ortaya çıkarabilecek her türlü örgütsel mekanizma devrimci bir tarzda eleştirilmelidir. Örgütsel ve politik görevler daha fazla yoldaş tarafından sırtlanılmalı, buna uygun organizayonlar örgütsel yaşamımızda öne çıkmalıdır.

Örgütsel yeniden yapılanma devrimci kitle çalışmalarıyla birlikte yürümelidir. Liseli ve üniversiteli gençliği örgütleme yolunda daha büyük adımlar atmalı, gözümüzü mahallelerden ayırmamalıyız. Gençlik hareketimizin büyümesi, okullara ve mahallelere doğru yaygınlaşması, aynı zamanda bu noktalarda sağlam köklere sahip olmayı getirecektir. Parolamız, "Daha çok gençle çok daha çok gence ulaşmak"tır. Hedefimiz, liseli ve üniversiteli gençliğin siyasi temsiliyetine aday bir organizasyonu siyaset sahnesine çıkarmaktır. Bu yoldaki lokal başarılarımız, ufkumuzu büyütmeli ve bizi daha büyük bir gayretle faaliyet yürütmeye sevketmelidir.    

Sosyalist bir gençlik örgütü olarak örgütsel bağımsızlık esprisini daha derinlikli bir tanımlamaya kavuşturmalıyız. Örgütsel bağımsızlık, gençlik içerisinde sosyalizmin propagandası ve gençliğin örgütlenmesi için seferber olmaktır. Komsomol, devrimin ve sosyalizmin okulu olduğu kadar, genç nüfusun bu kadar fazla olduğu bir ülkede devrimin en önemli dinamiklerinden birini oligarşiye karşı örgütlemekle mükelleftir. Yani oligarşinin ve kapitalizmin boyunduruğundaki gençliğin sistemden kopartılıp, devrim cephesine kazanılması "örgütsel bağımsızlığımızın" en önemli gerekçesidir. Gençliğin annelerinden ve babalarından farklı bir yoldan sosyalizme yürümesi bu yolla gerçekleşecektir.

Sosyalizmin devrimci yolunda işçi-emekçi sınıflarla ve ezilen tüm kesimlerle kaderimizin birleşmiş olduğu, bu amaç etrafında birlikte mücadele verdiğimiz yoldaşların ve örgütümüzün önemli kıymetler olarak görüldüğü bir yaşamı elbirliğiyle inşa etmek için görev başına!

GENÇ KURTULUŞ

 

ÖTEKİ

GENÇ KURTULUŞ YAZILARI:

Alan Faaliyeti Olarak Dev-Lis

 

 

 
     

     

Devrim Yolunda

KURTULUŞ

 
     

dergi@devrimyolundakurtulus.net

 
SAYILAR:
      4 2008 ŞUBAT İKİ HALKIN MÜCADELE BİRLİĞİ  
      3 2007 EKİM KÜRT SORUNU TÜRKİYE İŞÇİ SINIFININ SORUNUDUR  
      2 2007 EYLÜL DEVRİM VE DEMOKRASİ GÜÇLERİ TOPARLANMALI  
      1 2007 AĞUSTOS MİLİTARİZM SANDALINDAKİ KARA DELİK