|
|
|
|||||
|
dergi@devrimyolundakurtulus.net
|
İşçi Sınıfının ve Ezilen Ulusların Kurtuluşu Ulusal Değil Uluslararası Bir Davadır RIDVAN TURAN Ulusalcı solcuların dilinde emperyalizmin ülkeyi bölme tehdidi diye adlandırdıkları şey, esasen bir ulusun demokratik bir hak olarak ayrı devlet kurma hakkıdır. Ulusalcıların antiemperyalizmi, kendi devletinin, ordusunun saldırgan, sömürgeci politikalarını ve onun emperyalist işbölümü içinde tuttuğu yeri görmezden gelen dahası bunlarla mücadeleyi akıllarından bile geçirmeyen bir antiemperyalizmdir. Bu zevatın antiemperyalistliği Türk uluslaşma sürecinde anlatılan efsanelerden köken almaktadır. Ergenekon Operasyonu: Aktörleri, Nedenleri, Sonuçları İLKER T. ŞAHİNOĞLU Bırakın Kürt realitesini
tanımayı Kürtçe diye bir dilin varlığını dahi reddeden Veli Küçük’ün ve Ergenekon’un; ırkçı ve irredentist bir
ideolojiyi savunduğu ve asıl hedeflerinin Musul ve Kerkük’te bir Kürt
devletinin kurulmasını engellemek olduğu anlaşılmaktadır. Bu hedefin,
PKK’yle mücadelenin ötesinde bir çerçeveye oturduğu açıktır. Özetle
Susurluk örgütünün faaliyetleri Türkiye Devleti’nin ABD eksenli
geleneksel dış politikası ile herhangi bir çelişki göstermezken
Ergenekon örgütünün, bu geleneksel stratejinin kökten değişmesini
savunduğu anlaşılmaktadır.
Siyasal İslam, Sendikal Haklar ve AKP Siyasal İslam hiçbir zaman üretim ilişkileri
açısından kapitalizm için bir tehdit oluşturmamıştır. Bunun içindir ki
sosyal ve siyasal uyanışlara karşı ülkemizde ve diğer ülkelerde islami
akımlar sermaye ve devlet tarafından desteklenmiştir. Yer yer alınan
tedbirlerin nedeni farklı yaşam alanlarında devlet-birey /birey-birey
arasında Siyasal İslam’ın istediği ilişki kurma anlayışıdır. Siyasal
İslam birey-birey/devlet-birey ilişkileri arasında bir zorlamada
bulunmadığı sürece kapitalistler için ortada bir sıkıntı yoktur.
Kiminle Mücadele? Neye ve Kime Karşı Mücadele? Kapitalizme karşı mücadeleyi esas alan, üretim araçlarının özel mülkiyetini ortadan kaldırmayı, tüm ezme ezilme biçimlerine son vermeyi hedefleyen sosyalist hareketle; kadın ezilmişliğine karşı mücadeleyi, kadınların kurtuluşunu ve özgürleşmesini hedefleyen kadın hareketi arasındaki ilişki bir ittifak ilişkisi olmalıdır. Patriarka kapitalizmi, kapitalizm patriarkayı güçlendirmektedir. İkisinden birinin tek başına geriletilmesi genelde toplumsal yapı özelde kadınlar açısından sorunu çözmeye yetmez. Sosyalizmi kurma mücadelesinde ittifaklar kurarak yol almak önemlidir ama erkeklerin çıkarları kadınların ezilmişliğinin sürmesine dayanır ve er ya da geç bu çıkarla çatışma kaçınılmazdır. O halde karma kurumlarla ittifak ilişkisinin tek taraflı olabileceği riski hep söz konusudur.
Sosyalist Demokrasi Okulu Başka, Hayat Okulu Başka
mı? Hiç kuşkusuz Kurtuluş’un özgün bir hareket olarak
şekillenmesinin temelini atmış kadrolara, bu özgün yanlarının, bu
satırların yazarı gibi Kurtuluş’un ikinci, üçüncü kuşak kadrolarınca
anımsatılması gerçekten üzücü olabilir. Kurtuluş bu özgün özelliklerinin
yanı sıra, sosyalist demokrasi ve çoğulcu bir anlayışla kendini
yenilemiş bir biçimde devrim ve sosyalizm kavgasındaki iddiasını
sürdürmek istiyorsa, başı sıkıştığı zamanlarda bu özgün yanlarını
dağarcığından fırlatıp atamaz.
Kaz Dağlarına 'Altın Hançer' Bergama’da “altın felaketi” ve ona karşı gösterilen
toplumsal ve siyasal tepki şimdi benzer yanlarıyla Kaz Dağları’nda
yaşanmaktadır. Bu bakımdan Bergama mücadelesi birçok yanlarıyla benzeri
etkinliklerin gelişmesinde etkili olmuştur. Kaz Dağları Koruma
Girişimi’nin hızlı bir şekilde organize olmasında ve planlı bir
faaliyete girişmesinde Bergama halkının direnişi bir örnek
oluşturmuştur.
Kesintisiz Başkaldırı Coğrafyası: Kolombiya Ulusal Cephe hükümetlerinin, Kolombiya halkının yarısından fazlasının yoksulluk içinde yaşamasına neden olan toplumsal adaletsizliklere çare aramaktansa, toprak sahiplerinin oligarşisini sürdürmeleri, bir yandan ülke yönetimine karşı silaha sarılan gerilla gruplarının artmasına, diğer yandan gelir arayışıyla FARC’ın kontrol ettiği güney bölgelere kaçan yoksul köylülerin buralarda (hızla büyümekte olan kokain pazarının yarattığı talebin etkisiyle) koka yaprağı ekimine yönelmesine neden oldu.
Kahverengi Faşizmin Rengidir Bugün Türkiye’nin temel sorununu Kürt sorunu oluşturuyorsa, işçi sınıfının sendikal örgütleri ve bir bütün olarak sınıfın kendisi şoven ideolojinin ve politikanın etkisi altındaysa, bu tersten sosyalist hareketin ve Marksist ideolojinin sınıf üzerindeki etkisinin zayıflığı anlamına gelir. Çünkü Marksist ideoloji şovenizmle bir arada duramaz. Bu noktada işçi sınıfının şovenizmden kopması tersten Marksizmin işçi sınıfı üzerinde hegemonyasının artması anlamına gelir.
Krizden Çıkan Dersler Üzerine Bir devrimci örgüt faaliyetini düzenli yapamıyorsa, mücadeleden beslenmiyorsa krize girmesi kaçınılmazdır. Devrimci mücadele hayatın ta kendisidir. İnsanın yeniden insanlaşma, varolma kavgasıdır. İnsanı insanlıktan çıkaran, doğal ortamından koparan, ait olduğu topluma yabancılaştıran çarpık düzeni yoketmenin birinci koşulu pratik mücadele hattında düzenli ve gelişen bir çizgiyle sömürü sistemine karşı mücadele etmektir.
Uzun İnce Bir Yol: Emekli-Sen Örgütlenme özgürlüğünün özgül bir biçimi olarak sendika kurma hakkı birçok uluslararası belgede genel olarak örgütlenme özgürlüğü ile aynı kategoride ve onun bir parçası ve herkese tanınan bir hak olarak algılanmıştır. BM İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nde “Herkesin menfaatlerinin korunması için sendikalar kurmaya ve bunlara katılmaya hakkı vardır.” denmektedir.
Engelli ve(ya) Engellenmiş Kadınlar Erkek egemen bakış açısına sahip toplumda yaşayan
kadınların sorunları olduğu gibi engelli kadınların da ayrıca daha
farklı sorunları bulunmakta, engelli kadın hem kadın hem de engelli
olduğu için daha ağır sorunlar yaşamaktadır. ”Engelli kadın” olma durumu
zorluk katsayısını ikiye katlamakta ve kadına karşı “yapamazsın”
şeklindeki ön yargıları büsbütün artırmaktadır.
Devlet, Devrim ve Sosyalist Demokrasi Gerçekte demokrasi, özgürlükleri dışlar. Demokrasi zorunluluklar dünyası olarak devlete ihtiyaç duymadığı ölçüde sönümlenebilir. Devletin tüm sınıflar karşısında yansız ve tarafsız kalacağı düşünülmüyorsa eğer baskı ve zor hâlâ bazı sınıf ve tabakaları denetlemek için gerekliyse “özgürlükler’’ dünyasından söz edilemez.
Ekolojideki Değişmeler Dünya nükleer çağa, ABD’nin 1945’te iki Japon şehrine
attığı atom bombalarıyla girdi. Ama asıl dünya çapındaki radyoaktif
kirlenme sorunu, 1950’li yıllarda ABD ve eski SSCB’nin birbiri ardına
yaptığı nükleer denemelerden sonra ortaya çıktı. Bu denemeler ıssız
bölgelerde yapılıyordu. Patlamanın gücüyle atmosferin yukarı
tabakalarına savrulan nükleer maddelerin orda zararsız hale gelinceye
kadar kalacağı sanılmaktaydı. Ama ABD’li fizikçiler 1954’te tüyler
ürpertici bir keşifte bulundular. Her nükleer denemeyi takip eden
haftalarda ABD’nin deney sahasından uzak çeşitli yerlerinde radyoaktif
yağmurlar yağıyordu. |
YAYIN KURULU ÖZEL SAVAŞ AHTAPOTU VARLIĞINI SÜRDÜRÜYOR
İŞÇİ SINIFININ VE EZİLEN ULUSLARIN KURTULUŞU ULUSAL DEĞİL ULUSLARARASI BİR DAVADIR
ERGENEKON OPERASYONU: AKTÖRLERİ, NEDENLERİ, SONUÇLARI
SİYASAL İSLAM, SENDİKAL HAKLAR VE AKP
KİMİNLE MÜCADELE? NEYE VE KİME KARŞI MÜCADELE?
SOSYALİST DEMOKRASİ OKULU BAŞKA, HAYAT OKULU BAŞKA MI?
KESİNTİSİZ BAŞKALDIRI COĞRAFYASI: KOLOMBİYA
ENGELLİ VE(YA) ENGELLENMİŞ KADINLAR
DEVLET, DEVRİM VE SOSYALİST DEMOKRASİ
SİYASAL İKTİDAR, DEVLET, SINIFLAR VE FAŞİZM
YAYIN KURULU LÜTUFLA DEMOKRATİKLEŞME OLMAZ!
SDP ÜÇÜNCÜ KONFERANSA GİDERKEN...
'SARAYLARA SAVAŞ, KULÜBELERE BARIŞ!''
'SİVİL' VE 'DEMOKRATİK' ANAYASA!
TEMEL DEMİRER
ANAYASA DEĞİŞİKLİKLERİ ÜZERİNE
SOSYALİSTLER VE BURJUVA HUKUKU
MURAT YAMAN
İŞÇİ SINIFININ DURUMU VE ÖRGÜTLENME SORUNU
KAPİTALİZM VE ÇEVRE SORUNUNA BAKIŞ
YAYIN KURULU
PARLAMENTO: TARİHSEL DENEYİMLER, GÜNCEL OLANAKLAR
SAVAŞIN AMİGOSU KURT ADAMLAR PARTİSİ CHP
BMM'NİN KURULUŞU VE KÜRTLERİN TEMSİLİ SORUNU
YABANCILAŞ(TIRIL)AN KOLEKTİF İŞÇİ SINIFINA DAİR
"KİŞİ, BİLMEDİĞİNİN DÜŞMANIDIR..."
"KALBİM IRAK VE KÜRDİSTAN'IN KADINLARI İÇİN YANIYOR!"
JORGE SHAFİK HANDAL
YAYIN KURULU
KURTULUŞ'TA NE OLDU, NASIL OLDU?
RIDVAN TURAN 2007 GENEL SEÇİMLERİ: MİLİTARİZM SANDALINDAKİ KARA DELİK
BİR SEÇİM SONUCU OKUMASI: BENDEN SONRASI TUFAN
İŞÇİ SINIFI VE 22 TEMMUZ SEÇİMLERİ
22 TEMMUZ SEÇİMLERİ VE SOSYALİST TAVIR
EMEK, BEDEN, KİMLİK POLİTİKALARINA GİRİŞ
RESMİ TARİH YALANI VE GERÇEK(LER)
BURJUVA İKTİDARI VE DEVRİMCİ İKTİDAR
İÇERİSİNDEN GEÇTİĞİMİZ DÖNEM HAKKINDA KISA DEĞİNMELER
AUGUSTO OLIVARES ALLENDE İLE FİDEL'İN AMERİKA DİYALOĞU
MODERN KAPİTALİST DEVLET KURAMLARI ÜZERİNE |
||||